YILLIK İZİN HAKKI VE KULLANILMASI

İster beyaz yakalı olsun ister mavi yakalı, tüm işçiler tarafından ulusal ve dini bayramların haftanın hangi günü başlayıp hangi günü sona erdiği büyük bir titizlikle takip edilmekte ve aylar öncesinden tatil planları bu tarihlere göre yapılmaya başlanmaktadır. Uçak ve otobüs bileti fiyatları ile otellerin konaklama ücretlerinin son derece dalgalı bir piyasaya sahip olması, bu titiz çalışmanın neden aylar öncesinden başladığının en net yanıtı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Son yıllarda ülkemizdeki yabancı turist sayısında yaşanan düşüş nedeniyle turizm sektörünü canlı tutmak için gösterilen çabalar, bayram tatiline sayılı günler kala hükümeti bayram tatilini uzatma noktasında adım atmaya zorlamaktadır.

Yukarıda bahsettiğimiz son derece titiz hesaplamaların bire bir aynısı, 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca çalışanlara verilmesi zorunlu olan yıllık ücretli izin hakkı konusunda da karşımıza çıkmaktadır.  Bunun üzerine bir de bayram tatili ile yıllık izni birleştirmek isteyen işçilerin yaptıkları tatil planları, hem işverenleri hem de işçileri son derece stresli durumlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu yazımızda, yıllık ücretli izin hakkının kullanılması ile yıllık ücretli izin yönetmeliği değişikliği üzerine faydalı olacağını düşündüğümüz hukuki bilgiler paylaşılacaktır. Şöyle ki;

4857 Sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesine göre; işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz.

İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi;

a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden,

b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden,

c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden az olamaz.

Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır. Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz.

Öte yandan 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca yıllık ücretli izin, işveren tarafından bölünemez. Bu iznin 53 üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak, 53 üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır.

Kaynağını 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 60. maddesinden alan ve yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu kayıtların şeklinin düzenlendiği Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği, 18.08.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik kapsamında değişikliğe uğramıştır. Bu değişikliğe göre izinlerin kullandırılmasında yer alan “en çok üçe bölünebilir” ifadesi, yerini “bölümler halinde kullanılabilir” ifadesine bırakmıştır. Böylelikle yıllık ücretli izin süresi, bir bölümü on günden az olmamak koşuluyla bölümler halinde kullanılabilir hale gelmiştir.

Bu değişikliği örnekle açıklamak gerekirse; değişiklikten önce 14 gün yıllık izin hakkı olan bir işçi, bu süreyi 10+1+3 veya 10+2+2 şeklinde kullanabiliyorken; değişiklik sonrasında bu hak, işçi tarafından istenirse 10+1+1+1+1 şeklinde kullanılabilir hale gelmiştir.

Uygulamada işçi ile işveren arasında çıkan tartışmaların başını çeken yıllık iznin hangi tarihte kullanılacağı veya işçinin talep ettiği tarihte kullandırılma zorunluluğunun bulunup bulunmadığı sorularının cevapları, Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde yer almaktadır. Yıllık iznini kullanmak isteyen işçi, bu talebini izni kullanmak istediği tarihten en az bir ay önce işverene yazılı olarak bildirir. Bu talebinde işçi;  adını ve soyadını, varsa sicil numarasını, izni hangi tarihler arasında kullanmak istediğini, ücretsiz yol  izni kullanıp kullanmayacağını işverene bildirir.  Ne var ki; izin kurulu veya işveren, işçinin istediği izin kullanma tarihi ile bağlı değildir. Ancak, izin sıra ve nöbetleşmesini göstermek üzere söz konusu kurulca düzenlenecek çizelgeler işçinin talebi ve iş durumu dikkate alınarak hazırlanır. Aynı tarihe rastlayan izin isteklerinde; işyerindeki kıdem ve bir önceki yıl iznini kullandığı tarih dikkate alınarak öncelikler belirlenir.

Yazar: Av. Gürkan Özkaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir